ZIKZAK WEBLOG



WEBLOG

Zikzak, kişisel bir weblogdur. Okumakta olduğunuz sayfalarda, daha çok site sahibini ilgilendiren konularda yazılar ve linkler bulunmaktadır. Site geneli hakkındaki düşüncelerinizi, önerilerinizi ve isteklerinizi bir eposta aracılığıyla bildirebilirsiniz.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ARŞİV . . LİNKLER . . EPOSTA . . .

İnternette dolaşırken Esquire'ın mart 2003 sayısında yayınlanmış olan "The Pentagon's New Map" başlıklı bir yazıya rastladım. Aynı sayfadaki (Amerika Birleşik Devletleri'ne göre) sorunlu bölgelerin resmedildiği 3 dünya haritası dikkatimi çekti. Harita-1, Harita-2, Harita-3. Haritalarda, ülkemizin de içinde bulunduğu sorunlu bölgelerdeki Amerikan güçlerinin dağılımı ve gelecekteki sıcak bölgeler gösterilmekte. Bu haritalar Amerika'nın gelecekteki hedefleri hakkında ipuçları verebilir. Aklınızdan "Esquire'da yayınlanan yazıdan bir şey çıkmaz" diye geçirmemeniz için işte yazarın biyografisi ve benzer bir yazısı daha. Bence boş bir adama benzemiyor. Zaten adreslerin sonundaki "mil" uzantısı da hangi kuruma bağlı olduğunu gösteriyor...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

John Schwegel

JohnSchwegel.com... Sitede John Schwegel imzalı illüstrasyonları bulabilirsiniz. İsterseniz site aracılığıyla bu sanat eserlerinin kağıt, t-shirt, iç çamaşırı veya fincan üzerine basılmış bir kopyasını satın alabilirsiniz. Linkler bölümünden de benzer kalitede onlarca siteye ulaşabilirsiniz. Ayrıca sitede bir duvar kağıdı ve bir tutorials bölümü de mevcut...

TÜBİTAK'ta yapılan operasyonu biliyorsunuzdur. Gazeteler sürekli yazıyor. Hükümet ilk önce seçilmiş başkanı ve üyeleri onaylamıyor. Bekletebildiği kadar bekletiyor. Bu arada da bu 7 kişinin atanmamasından dolayı TÜBİTAK'ta hiçbir karar alınamıyor ve işler tamamen duruyor. Sonrada çok akıllı başbakanımız Recep bey kurumda işlerin durduğunu bahane ederek bir seferliğine başkanı ve diğer 6 kişiyi kendi istediği şekilde atamak için kanun çıkartıyor. Neden seçilmişleri atamadınız da beklettiniz denince de, AKP'den maaşları çok fazlaydı, kendilerine torpil yapıyorlar gibi bazı komik açıklamalar geliyor. Tabi tıkır tıkır işleyen bir kuruluşta herhangi bir açık göremeyince bahane bulmak ta biraz zor değil mi? Maaşları çok dedikleri kişiler milyonlarca dolarlık savunma ve uzay projelerini yürüten profesörler ve çalışanlar. Maaşları gerçekten çok mu? Doğru dürüst okumamamış, bir bilgisayar dahi açmaktan aciz bazı milletvekillerinden az olduğu kesin. Ne güzel istediğin 7 kişiyi oraya ata sonrada onlar çoğunluğu sağladılar diye istedikleri şekilde kurumu yönetsinler. Bir daha ki dönemde de yine çoğunlukta oldukları için diğer 6 kişinin yerine istediklerini seçsinler. Ayıp çok ayıp...

Şimdi benze bir senaryoyu da STAR televizyonu ve Uzan grubu üzerinde uygulamaya çalışıyorlar. Önce şunu belirteyim. Ben Uzan'lara güvenmiyorum ama geçmişte yaptıklarını ve şu tavırlarını görünce AKP iktidarına da hiç mi hiç güvenmiyorum. Neyse. Biliyorsunuz belli sebeplerden dolayı Uzan Grubu'nun tüm mal varlığının üzerinde ihtiyadi tedbir kararı var. Yani devlet paralarını bloke etmiş durumda. İyi güzel, bloke et paralarını da orada çalışan binlerce kişinin ne suçu var. Niye onlara 7 aydır maaş ödenmiyor? Niye STAR televizyonunu devlete ödenmesi gereken aylık bir parayı ödeyemedi diye lisansını iptal etmeye çalışıyorsun? Zaten paralarına el koymadın mı, nasıl ödesinler? Adamlar bankada paramız yok değil, var, ama kullanamıyoruz diyor. Yine benzer bir uygulama aynı grubun bir alüminyum fabrikasına da yapılıyormuş. Fabrika parası olmasına rağmen elektrik faturalarını ödeyemiyormuş. Elektrikleri kesilecekmiş. Zaten ihracatlarıda durmuş. Üzerlerinde tedbir olduğu için bunlara ham madde de satmıyormuş kimse. Yazık orada çalışan yüzlerce işçiye. Kim nederse desin başlarına gelen tüm sorunların sebebi az çok biliniyor. Hükümet alehine olan yayınları. Bu bir bahane olabilir mi? Her yayın kuruluşu STV gibi hükümet lehine haber yapmak zorunda mı? Geçmişlerindeki çarpıklıkları bugün suratlarına vurulunca niye kızıyorlar. Kimse onlara o demeçleri zorla verdirmedi ki? Yok yok, biz yanılıyoruz, onlar değişti değil mi?..

Aklıma gelmişken, şu başbakanlık müsteşarına da çok takıldılar son zamanlarda. O adamın sadece bir konuşması var, ama başbakanımızın benzer onlarca konuşması var. Tek suçu ne biliyor musunuz başbakanlık müsteşarının? Ben değiştim dememek. Eğer değiştim dese her şey bitecek, sorun falan kalmayacak, herkesi kandırmış olacak. Ama adam dürüst, ötekiler gibi uyutmuyor milleti, ben sözlerimin arkasındayım diyor...

Çok uzun oldu ama son olarak, şu önümüzdeki yerel seçimlerde bu sefer (cumhuriyetin son kalesiymişler, komik ama öyle diyorlar) Genç Parti fırlama yapabilir diye düşünüyorum. Zaten bu memlekette kimin üzerine gidilirse halk acıyarak onu koruması altına alıyor. Aynen 3 kasım seçimlerinden önce AKP ve Erdoğan alehine yapılan yayınların ve uygulamaların geri tepmesi gibi. Aynen Pop Star'daki Bayhan'nın üzerine gidildikçe oylarını arttırması gibi...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

STV'de "Kimse Yok mu" adında bir program var. Şeker mi şeker bir bayan sunuyor. Program ekibi, yoksullara ve yardıma muhtaç olanlara yaşadıkları şehirden bir kardeş aile buluyor ve bazı temel ihtiyaçlarını çevre esnafının bağışlarıyla karşılıyor. Ben şunu merak ediyorum. Bu kişilerin yaşadığı şehirlerde muhtarlık, kaymakamlık yada valilik yok mu ki bu kadın Türkiye'yi dolaşıp bu anlattıklarımı yapmaya çalışıyor. Tamam, bunlar gibi çok fakir fukara var, devlet hangi birine yetişsin ki diyebilirsiniz ama en yardıma muhtaç olanlara bile devletin sahip çıkmaması, sadece devlet olmanın vergi toplamaktan ibaret olduğunu sanması çok saçma. Bizim burada da yaşlı bir çift var ve bunlardan biri çok hasta, ayağa bile kalkamıyor. Yerine yeni bina yapmak için tapusunu verdikleri adamın oyunuyla her şeylerini kaybetmişler ve şimdi köpek kulübesi gibi bir yerde yaşıyorlar. Ne yerler, ne içerler, nereyi tuvalet olarak kullanırlar, nasıl yıkanırlar belli değil. Bu çiftin halini görünce insan ağlamamak için kendini zor tutuyor. Bu iki yaşlı insan muhtarlığın hemen karşısında kalıyorlar ama devletin en ufak bir yardımını görmüyorlar. Zamanında devlete vergi ödemiş olmaları da işe yaramıyor. Terk edilmişler. Hatırlıyor musunuz, meclis başkanı geçen hafta bir konuşmasında meclisteki odaların küçük ve milletvekillerinin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu söyleyip banyolu ofisler istemişti. Ve bu ofislerin de kendilerine çok görülmemesi gerektiğini hatırlatmıştı. Söylediklerini kelimesi kelimesine yazamamış olabilirim ama aşağı yukarı böyleydi anlatığı olay. Ben, benden kesilen vergilerin bu 550 kişinin rahatı için harcanmasını hiç mi hiç istemiyorum, onun yerine vergimin bu iki yaşlı insanın ihtiyaçlarına ayrılmasını istiyorum. Yok yok, böyle şey yapmazlar, yapamazlar. Kendi alacakları parayı başkasına verirler mi hiç? Zaten zavallıların ofisleri de pek küçükmüş. En iyisi televizyon programını aramak, belki onlar devletin yapamadığını yaparlar...

Sol gözüm bulanık ve çift görmeye başladı. Bir süredir de ağrıyordu. Baktığım herhangi bir şeyin üstünde aynısından bir tane daha varmış gibi geliyor. Anlaşılan göz doktoruna gitme zamanım geldi. Uzun süredir de sağlık karnesini yenilememiştim. İlk önce onu halletmem gerek. Şimdi uğraş dur işin yoksa. Zaten sağlık karnesi geçerliyken nezle bile olmam, ama süresi bitince hemen bir şey ortaya çıkar. Bu çift görme hadisesi yirmilik dişler yüzünden de olabilir mi acaba? Sol alt taraftaki yine şişti ve bir türlü çıkmak istemiyor...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Morphases Editor

Morphases Editor... Etkileyici bir arayüze sahip olan bu aygıtı kullanarak şu resimdeki elemanın yüzü üzerinde oynamalar yapıp bambaşka bir tip yaratabiliyorsunuz. Hatta yeteneğiniz varsa bunu kendize bile benzetip bir email ile arkadaşlarınıza gönderebiliyorsunuz. Tavsiye ederim. Güzel bir çalışma. Bilgisayarında fotoğrafı olmayanlar için yararlı olabilir. Unutmadan, link için teşekkürler shockhaber...

Gördüğünüz gibi sitenin tasarımını değiştiriyorum. Ufak tefek sorunlar dışında site genelini etkileyecek büyük bir sorun yaşanacağını sanmıyorum. Eğer fark ettiğiniz bir gariplik varsa lütfen yorum yazın. Sanırım en büyük sorun yazıların içindeki linklerin fark edilip edilememesi olacak. Yoksa bu sadece benim için mi geçerli? Yani renk körü olduğum için bazı renkleri biraz zor ayırt edebiliyorum da onun için... Son olarak neden aralık ayının ı'sı Explorer'da küçük görünüyor da Netscape'de normal görünüyor anlayamadım. Bu bir problem. Anlayamamam da başka bir problem ya neyse...

Türkçe web sayfalarını diğer dillere çeviren bir servis var mı diye interneti biraz araştırdım. Ama karşıma sadece InterTran adında bir site geldi. Bu da pek işe yarayacak bir şey değil bence. İşte Zikzak'ın bu servis aracılığıyla İngilizce'ye çevrilmiş hali. Çok kötü değil mi? Arşiv bölümündeki ekim, aralık ve ocak ay adlarını bile ayırt edemiyor. Cümlelerdeki kelime sıralamasının değişikliği, bazı kelimelerin çok sayıda anlamının olması ve kelime sonlarına eklenen ekler gibi farklılıklar yüzünden Türkçe'den diğer dillere anlaşılabilir bir web sayfası çeviri servisi yapmak, bu örnek verdiğim sitedeki sonucu da gördükten sonra bana biraz zor gibi geliyor. Şöyle Altavista'nın ve Google'ın çeviri araçları gibi bir servis Türkçe'yi de desteklese ne güzel olur...

Uzun süredir ziyaret etmiyordum Capital Radio'nun web sitesini. Tasarımı değişmiş ve yeni bölümler eklenmiş. Eskiden kapkaraydı, şimdi ise siteye renk gelmiş. Güzel olmuş. Ben bu sitenin en çok Hot40 Countdown bölümünü seviyorum. Buradan sıralamadaki parçaların bir kısmını dinleyebiliyoruz ve bunların sözlerine ulaşabiliyoruz. Ne olmuş demeyin. Bazen radyoda dinlediğiniz parçaların künyesini bilmediğiniz oluyordur. Başka bir yerden indirmek için önce buradan hangi parçanın hangisi olduğunu öğrenebilirsiniz...

Kemal Sunal'ın oynadığı bir film vardı. Kemal Sunal fakir biriydi. Meyhanede veya sokakta sarhoş bir zenginle tanışıp arkadaş oluyordu. Zengin adam onu evinde ağırlıyordu ama sabah olup ayılınca Kemal Sunal'ı tanımayıp uşağa onu evden atmasını söylüyordu. Sonraki gece yine sarhoş olduğunda arkadaşı olarak kabul ediyor, sabah ise yine kapı dışarı ediyordu. Bu arada da Kemal Sunal çiçek satan fakir bir kör kıza aşık oluyordu. Kör kız da onu zengin sanıyordu. Hatırladınız mı? Neyse, işte bu filmin aynısını ARTE adlı kanalda gördüm. Tek fark Kemal Sunal yerine Charlie Chaplin'in oynamasıydı. Bu film 1930'larda veya 1940'larda çevrilmiş. Onun için kimin kimden esinlendiği kolaylıkla anlaşılıyor...



« »


. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

Linkler

Sitenizin ismini aşağıdaki bölümde görmek istiyorsanız, Zikzak'a kalıcı bir link vermeniz ve bunu bir e-posta ile bana bildirmeniz gerekmektedir...

aicis
altiustutasarim
aslicin
bebelog
benhayattayken
blogkardesligi
bloglaralemi
deeperandfaster
ekonomiturk
ellibir
esinperisi
fikirbaz
findikkabugu
geriden
golgelimavi
izlenimler
keditasmasi
limk
mada
mentaldisorder
n
naylondefter
notdefteri
ozgekilicoglu
sosyalmekan
stadyum
sulusepken
taheny
thezgi
turkce

diğer linkler

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

İletişim

E-posta göndermek için aşağıdaki formu veya zikzakweblog@yahoo.com adresini kullanabilirsiniz...

 

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

This page is powered by Blogger. Isn't yours?