ZIKZAK WEBLOG



WEBLOG

Zikzak, kişisel bir weblogdur. Okumakta olduğunuz sayfalarda, daha çok site sahibini ilgilendiren konularda yazılar ve linkler bulunmaktadır. Site geneli hakkındaki düşüncelerinizi, önerilerinizi ve isteklerinizi bir eposta aracılığıyla bildirebilirsiniz.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ARŞİV . . LİNKLER . . EPOSTA . . .

NoelBaba.com.tr... Geçen hafta Zaga'da Okan'ın konuklarından biri tanıtıyordu bu siteyi. Noelbabayla alakalı bir site diye düşünüyordum. Ama değilmiş. Site daha çok bir eğlence portalı şeklinde tasarlanmış. Siteyi girer girmez şu yazıyı gördüm: "Noelbaba'dan yüzlerce bedava hediye!". Hediyeler şöyleymiş: Türkiyeli noelbaba şarkısı cd'si, özel noelbaba takvimi, noelbaba kalemi ve noelbaba mouse pad'i... Herkese göndereceklerini söyledikleri hediyeler için kısa bir form doldurmamız gerekiyormuş. Tabi bir de üye olmamız gerekiyormuş. Ama gözünüz korkmasın, bütün işlemler aşağı yukarı bir dakika kadar sürüyor...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Manzara çizimlerinin bulunduğu bir site. Sayfayı yapan kişi bir grafik tasarımcısıymış. Televizyon kanallarında falan çalışmış. Şurada da grafik çalışmaları var. Ziyaret etmenizi tavsiye ederim. İlham alırsınız...

TBMM INFO adında bir site varmış. Buradan milletvekilleri için yapılan sayfalara ulaşabiliyoruz. Milletvekili sitelerinde cv, projeler, çalışmalar, eserler, makaleler, haberler, fotoğraf albümü, ziyaretçi defteri, e-posta listesi, şiirler, anketler, hobiler ve anılar gibi birçok bölüm var. Ben bizim bölgenin milletvekillerine baktım ama sitelerde sayfa başındaki vesikalık fotoğraftan başka çalışır hiçbir şey yoktu. Sanırım bu sayfalar zamanla aktif hale gelecek ve isteyen herkes buradan milletvekilini daha iyi tanıyıp onunla iletişim kurabilecek. Unutmadan, eğer siyasetle ilgileniyorsanız, sağ taraftaki menüden TBMM hakkındaki bazı önemli bilgilere de ulaşabilirsiniz.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Bulgar hükümeti Bulgaristan doğumlu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına Bulgar pasaportu da verecekmiş. Anneannem ve dedem başvurmuş. Dayımlar da çift pasaport işini araştırıyorlarmış. Bu olay daha çok orayla ticaret yapanlar için büyük kolaylık sağlayacaktır. Tabi Avrupa Birliği meselesi de var. Bizim girmemiz biraz zor, ama adamlar girerse, sanırım otomatik olarak bu çift pasaportu olanlar da girmiş olur. Hem Türk hem Alman pasaportu olan Türkler gibi yani. Gereksiz bir şey, ama bu iş torunlara kadar giderse, şu an için işime yaramayacak olsa bile, ben de alırım...

Apartmanımızın kadrolu dilencileri oldu. Genelde haftada bir geliyorlar. Babama "verme şunlara para" diyorum, ama babam, "kapıya gelen birini eli boş göndermek olmaz, hırsızlık mı yapsınlar" diyor. İyi güzel de baba, bak, bizim 15 daireli apartmandan sadece 1 milyon lira toplasalar, bulunduğumuz sokaktaki yaklaşık 100 apartmandan birkaç saatte 100 milyon lira toplamış olmazlar mı deyince ve kendi maaşının ne kadar olduğunu hatırlatınca babamın aklı başına geldi. Tabi bu son toplam dilencinin inandırıcılığıyla alakalı. Eğer yetenekli biriyse rahatlıkla her apartmandan 5 - 10 milyon toplayabilir. Böyle olunca da bir günde topladıkları para rahatlıkla çoğu çalışanın bir ayda kazandığından fazla eder. Sakın ihtiyaçları olup olmadığını nereden biliyorsun demeyin. Apartmandan bazıları bunların kıyafetlerine bakıp acıyor ve torba torba kullanılmış kıyafet veriyor. Ama nedense o giysi dolu torbalar çöpten çıkıyor. Bence ihtiyacı olan kimse onları öylece çöpe atmaz...

Kazanç bakımından benzer bir olay da geçen hafta gazetelerde vardı. Eminönü'ndeki seyyar satıcıların ne kadar fazla kazandığıyla ilgili bir haberdi. Onu okuyunca dedem ve kiracısı adamın arasında geçen bir konuşma aklıma gelmişti. Dedem Eminönü'nde satıcılık yapan adama "gel sana doğru dürüst bir iş bulalım, karda, çamurda rahat edersin, düzenli bir gelirin olur" demişti. Adam da dedeme "yahu amca sen ne diyorsun, benim geleceğimle oynama, bulacağın işten ayda kazanacağım parayı ben bir günde kazanıyorum" demişti...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Transformers adlı çizgi filmi hatırlıyor musunuz? Bu sabah şans eseri Kanal D'de ilk bölümüne denk geldim. Grafiklerini falan değiştirmişler, daha bir güzel yapmışlar. Özlemişim bu tip çizgi filmleri. Eskiden neler vardı neler. Hafta sonları kardeşimle erkenden kalkıp izlerdik. Transformers, Robotech, Voltron, Laserion ve şimdilerde adını unuttuğum bir sürü robotlu şaheser gösterilirdi televizyonlarda. Bunlardan Show TV ve CINE5'de yayınlanan Robotech'in hastaydım. Hala da öyleyim. Ayı Yogi ve Scooby Doo gibi saçmalıkların yerine keşke bu saydıklarımı tekrar yayınlasalar...

Bugün, bazı az kullanılmış Turkcell 0532'li hatların 4 milyara kadar alıcı bulabildiğini duydum. Özellikle şirketler bu tip numaraları arıyormuş. Gazetelerde hattını satanlara ait ilanlar görüyordum, fakat bu kadar yüksek fiyata satıldığını tahmin etmiyordum. Şimdi, acaba benim emektar hattım da bu kadar eder mi diye ciddi ciddi düşünüyorum. Numaram da fena değil hani. 0532 34XXXYY...

Biliyorsunuzdur, Mozilla adında bir browser var. Geçenlerde televizyonda bu programın yeni bir sürümü tanıtılıyordu. Anlatılanları kısaca yazayım. Genelde İnternet Explorer'a benzemekle birlikte, bazı ilginç özellikleri varmış. Mesela linklere sağ tıklayınca "yeni pencerede aç" komutunun yanında bir de "yeni sekmede aç" komutu varmış. Yani bir sitenin birden fazla sayfasını aynı anda tek bir browser penceresi üzerinden gezebiliyormuşuz. Böylece çok sayfa açtığımızda görev çubuğunda oluşan karmaşa azalıyormuş. Ayrıca browser'ın kendi içinde, sayfaların pop up açılmasını engelleyen bir program, bir chat programı ve web sayfaları yapabileceğiniz bir editör de varmış. En önemli özelliği ise Mozilla'nın kurulum gerektirmemesiymiş. Hem Mozilla'nın Türkçe sürümü de mevcutmuş. Boyutu da 10 MB kadarmış. Henüz denemedim ama güzel bir programa benziyor. Eğer web sayfası yapmakla uğraşıyorsanız veya bir değişiklik arıyorsanız bu programı deneyin...

GE ImaginationSade ve güzel bir flash çalışması. Bir şeyler çizip e-posta ile birilerine gönderebiliyorsunuz. Çizim için kullanılan kalem, gölgesi ve hareketlerinin yumuşaklığıyla insanda gerçekmiş hissi uyandırıyor. Denemenizi tavsiye ederim...

Yaklaşık bir aydır Arena adlı programda gıda maddelerinin hangi koşullarda ve nasıl hazırlandığı anlatılıyor. İşte bunlardan bazıları:
- Zeytin normalde bir sene kadar bekletilince olgunlaşıyormuş. Ama adamlar zeytini bir hafta içinde karartmak için tankların içine demir sülfat, siyah kumaş boyası ve paslı demir parçaları atıyorlarmış. Piyasadaki zeytinlerin büyük bir kısmı böyleymiş.
- Ucuz kaşar peynirleri piyasadaki bozulmuş ve küflenmiş kaşarlar toplatılıp, kazanlarda tekrar kaynatılarak hazırlanıyormuş.
- Doğudaki hayvan yetiştiricileri İran ve Irak'tan kaçak hayvan getirip, bunlardan hasta olanları yine bu ülkelerden çok ucuza aldıkları, kullanım süreleri 1980'lerin başlarında dolan ilaçlarla tedavi ediyorlarmış. Hastalıktan veya ilaçtan zehirlenerek ölenleri de hemen kesip piyasaya sürüyorlarmış.
- Piyasadaki balların neredeyse tamamı sadece şeker kullanılarak yapılıyormuş. Bunların içine katılan bir madde sonucunda da bu balların gerçek mi yoksa sahte mi oldukları tahlillerde bile anlaşılamıyormuş. Gizli kamera çekimlerinde, üretici adam müşteri olarak gelen Arena ekibinden birine "isterseniz mavi bal yapayım" diyordu.
- Pazarlarda satılan ucuz salam, sosis ve sucuk için Arena ekibinin adamı "bununların içinde ne var? tavuk veya at eti falan mı?" diye soruyordu. Satıcı adam da "Onlar olsa yine iyi. Bozuk etleri, tavuğun veya ineğin atılacak yerlerini kullanıp bunları hazırlıyorlar. Hiç 2 veya 3 milyona salam olur mu?" diyordu.
- Bazı üstün zekalılar da çöplere atılan içki, şampuan ve temizlik malzemesi şişelerini toplayıp, bunları kendi imalatları olan maddelerle doldurup anlaşmalı oldukları marketlere satıyormuş.



« »


. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

Linkler

Sitenizin ismini aşağıdaki bölümde görmek istiyorsanız, Zikzak'a kalıcı bir link vermeniz ve bunu bir e-posta ile bana bildirmeniz gerekmektedir...

aicis
altiustutasarim
aslicin
bebelog
benhayattayken
blogkardesligi
bloglaralemi
deeperandfaster
ekonomiturk
ellibir
esinperisi
fikirbaz
findikkabugu
geriden
golgelimavi
izlenimler
keditasmasi
limk
mada
mentaldisorder
n
naylondefter
notdefteri
ozgekilicoglu
sosyalmekan
stadyum
sulusepken
taheny
thezgi
turkce

diğer linkler

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

İletişim

E-posta göndermek için aşağıdaki formu veya zikzakweblog@yahoo.com adresini kullanabilirsiniz...

 

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

This page is powered by Blogger. Isn't yours?