Caminin görünümünü ve güzelliğini kapatan ağaçların kesilmesi Hürriyet'te
haber olmuş...
Denizli’nin en merkezi yeri Delikliçınar Meydanı’ndaki Yeni Cami’nin önünde bulunan 50-70 yaş arası yetişkin 2 çınar ve 4 çam ağacı, caminin güzelliğini kapattığı ve gelen turistlere dinlenecek yer açılacağı gerekçesiyle gece yarısı kesildi. Ağaçların kesilmesine başta cami cemaati olmak üzere halk büyük tepki gösterdi.
Gelen tepkiler üzerine açıklama yapma gereği duyan Yeni Camii Yaptırma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Sait Ezginci şunları söylemiş:
Hiç kimse durduk yerde ağaç kesmez, biz bahçede yeni peyzaj çalışması yapıyoruz. Ağaçların kesilmesine tepkilerin geleceğini biliyorduk. Peyzaj çalışması tamamlandıktan sonra cami ve bahçe daha güzel olacak. Büyük ağaçlar caminin görünümünü kapatıyordu. Caminin güzelliğini kapatan ağaçları kestirdik. Ağaçlar kesilince cami daha uzaklardan görünebilecek. Tepkilerin gelmesi normal.
Yaptıkları işi, saçma sapan bir açıklamayla haklı göstermeye çalışan dernek başkanına en güzel cevabı da bir ilahiyat profesörü vermiş:
Bir Müslüman olarak, ömrünü ağaç dikmekle geçirmiş bir insan olarak, cami görünsün diye ağaç kesmenin bir cinayet olduğunu söyleyebilirim. Ağaç kesmek telafisi gayri mümkün bir olaydır. Caminin iyi görünmesi değil, Müslümanın iyi olması önemlidir. Caminin güzel görünmesiyle Müslüman güzelleşmez. Böyle bir gerekçeyle ağaç kesilmesini kesinlikle tasvip etmiyorum.
Sırf iş olsun diye ağaçların kesilmesine karşı çıkan biri değilim ama bu tip bir gerekçeyle ağaç kesilmesi tam bir ahmaklıktır. Şimdi bu işi düşünenler göğüslerini gere gere dolaşsınlar. Nasıl olsa artık cami çok daha uzaktan görülebiliyor ve bu nedenle de bol bol sevap kazanmışlardır. Daha önceden de vermiştim ama benzer içerikte bir konu olduğu için Ece Temelkuran'ın yazısına
bir link daha veriyorum...
Ağaçları kesebilenleri anlamadım hiç. Hele ihtiyar olanları. Senden önce oradaydı o, senden sonra da olacak. Dedelerinin dedeleri önünden geçti onun, biri onun yanında birini sevdi, cinayetler, darbeler, yürüyüşler, ikindiler, soluklanan yaşlı kadınlar gördü. Sarhoşun biri en kederli cümlelerini söyleyerek dibine işedi. Bir genç adam şehri terk etmeden önce sırtını dayayıp şehre lanet etti... Bu kadar büyük bir hayatı sonlandırma pervasızlığı... Bunu anlamıyorum ben. Ağaçları kesenlerin zamana saygısızlığını... Kavrayamıyorum...