ZIKZAK WEBLOG



WEBLOG

Zikzak, kişisel bir weblogdur. Okumakta olduğunuz sayfalarda, daha çok site sahibini ilgilendiren konularda yazılar ve linkler bulunmaktadır. Site geneli hakkındaki düşüncelerinizi, önerilerinizi ve isteklerinizi bir eposta aracılığıyla bildirebilirsiniz.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ARŞİV . . LİNKLER . . EPOSTA . . .

İslamiyet yok mu olacak?

Akşam gazetesinde, kehanetlerde bulunan Ata Nirun'la yapılan bir röportaja yer verilmiş. Akşam gazetesinde bu tip felaket tellallarıyla ilgili haberler son zamanlarda çokça yayınlanmaya başladı. Gerçi genel yayın yönetmenlerinin Serdar Turgut olduğu düşünülürse çok da garip bir durum değil...
- Bu arada yeri gelmişken söyleyeyim, bu terör ivmesi daha da artacak. 2040'larda dünya tam bir kan çanağına dönecek. Dinlerin getirdiği önyargı yüzünden terör olayı asla bitmeyecek. Ta ki iki büyük dinden biri ortadan kalkana kadar...
- İslamiyet yok mu olacak?
- Evet. Bizzat peygamberimizin böyle kehanetleri var. Mekke'nin işgal edileceğini, Kabe'nin yıkılacağını anlatan İslami kehanetler bu yönde. Onlar bunu kıyamet alameti olarak anlatır. Nostradamus'a göre de bu yüzyılın içinde Batı ülkelerine saldıran İslam güçleri vardır; büyük şehirlere kadar yok ederler. Sonra Batı birleşir ve onlara saldırır. Asıl ilginç olan onun kehanetlerine göre Batı'yla bir olan ülkelerin içinde Türkiye'nin de olması...
En azından kazanan tarafta olacakmışız... :-)

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Ebola ile yüksek nüfusa son

Akşam gazetesinde, dünyanın çeşitli yerlerinde Ebola salgınları yaratılarak, dünya nüfusunun azaltılmasını isteyen bir profesörün açıklamalarına yer verilmiş...
Amerika'nın Teksas Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan Prof. Dr. Eric R. Pianka, Teksas Bilimler Akademisi'nde yaptığı konuşmada çılgınca bir öneri getirdi. Pianka, "Dünya kaynakları insanlara yetmiyor. Çok hızlı çoğalıyoruz. Su kaynakları kirleniyor. Küresel ısınma durdurulamıyor. Kaynaklar tükenince insanlık da yok olacak. Bunların hepsi yüksek insan sayısı yüzünden. Büyük ölçüde nüfusun küçülmesi gerekiyor. Ama, savaş ve açlık dünya nüfusunu büyük oranda azaltmaz. AIDS iyi bir yöntem gibi görünüyor. Ancak, çok yavaş insanları öldüreceği için etkili değil. En iyi yöntem ebola. Ebola çok hızlı ve kolay yayılan bir hastalık. Öldürme oranı da çok yüksek. Dünyanın çeşitli yerlerinde ebola salgını yaratırsak, insanların yüzde 90'ı ölür. Bu sayede geriye kalan yüzde 10'luk kesim refah içinde yaşar" dedi. Pianka'nın konuşmasını salonu dolduran 400'den fazla dinleyici alkışladı.
Buna benzer düşüncelerin anlatıldığı birkaç yazı okumuştum ama hepsinde, savaşlar yaratılarak dünya nüfusunun kontrol edilebilir bir seviyeye (1,5-2 milyar arası) çekilmesi gerektiği anlatıyordu. Eric Pianka adlı bu profesör ise (daha temiz bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz) biyolojik silah kullanılmasını öneriyor... Şu sayfada da "What nobody wants to hear, but everyone needs to know" başlığı altında bir şeyler anlatılmış...

Caminin güzelliğini kapatan ağaçlar

Caminin görünümünü ve güzelliğini kapatan ağaçların kesilmesi Hürriyet'te haber olmuş...
Denizli’nin en merkezi yeri Delikliçınar Meydanı’ndaki Yeni Cami’nin önünde bulunan 50-70 yaş arası yetişkin 2 çınar ve 4 çam ağacı, caminin güzelliğini kapattığı ve gelen turistlere dinlenecek yer açılacağı gerekçesiyle gece yarısı kesildi. Ağaçların kesilmesine başta cami cemaati olmak üzere halk büyük tepki gösterdi.
Gelen tepkiler üzerine açıklama yapma gereği duyan Yeni Camii Yaptırma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Sait Ezginci şunları söylemiş:
Hiç kimse durduk yerde ağaç kesmez, biz bahçede yeni peyzaj çalışması yapıyoruz. Ağaçların kesilmesine tepkilerin geleceğini biliyorduk. Peyzaj çalışması tamamlandıktan sonra cami ve bahçe daha güzel olacak. Büyük ağaçlar caminin görünümünü kapatıyordu. Caminin güzelliğini kapatan ağaçları kestirdik. Ağaçlar kesilince cami daha uzaklardan görünebilecek. Tepkilerin gelmesi normal.
Yaptıkları işi, saçma sapan bir açıklamayla haklı göstermeye çalışan dernek başkanına en güzel cevabı da bir ilahiyat profesörü vermiş:
Bir Müslüman olarak, ömrünü ağaç dikmekle geçirmiş bir insan olarak, cami görünsün diye ağaç kesmenin bir cinayet olduğunu söyleyebilirim. Ağaç kesmek telafisi gayri mümkün bir olaydır. Caminin iyi görünmesi değil, Müslümanın iyi olması önemlidir. Caminin güzel görünmesiyle Müslüman güzelleşmez. Böyle bir gerekçeyle ağaç kesilmesini kesinlikle tasvip etmiyorum.
Sırf iş olsun diye ağaçların kesilmesine karşı çıkan biri değilim ama bu tip bir gerekçeyle ağaç kesilmesi tam bir ahmaklıktır. Şimdi bu işi düşünenler göğüslerini gere gere dolaşsınlar. Nasıl olsa artık cami çok daha uzaktan görülebiliyor ve bu nedenle de bol bol sevap kazanmışlardır. Daha önceden de vermiştim ama benzer içerikte bir konu olduğu için Ece Temelkuran'ın yazısına bir link daha veriyorum...
Ağaçları kesebilenleri anlamadım hiç. Hele ihtiyar olanları. Senden önce oradaydı o, senden sonra da olacak. Dedelerinin dedeleri önünden geçti onun, biri onun yanında birini sevdi, cinayetler, darbeler, yürüyüşler, ikindiler, soluklanan yaşlı kadınlar gördü. Sarhoşun biri en kederli cümlelerini söyleyerek dibine işedi. Bir genç adam şehri terk etmeden önce sırtını dayayıp şehre lanet etti... Bu kadar büyük bir hayatı sonlandırma pervasızlığı... Bunu anlamıyorum ben. Ağaçları kesenlerin zamana saygısızlığını... Kavrayamıyorum...


. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Bak - Görsel sanatlar dergisi

Bak - Görsel Sanatlar Dergisi
Bak - Görsel Sanatlar Dergisi... İnternet üzerinden Türkçe ve İngilizce olarak yayın yapan Bak dergisinin 370 sayfalık üçüncü sayısı çıkmış... Kaliteli bir dergi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Mutlaka indirin... Not: Derginin diğer sayılarında hiçbir sorun yaşamamıştım ama yeni sayısında bilgisayar biraz zorlandı, sanal bellek yetersizliğiyle ilgili bazı hatalar verdi...

Things that make you go aahh

Things That Make You Go Aahh... Şirin hayvan fotoğraflarının yer aldığı bir blog... Blogdaki linklerden kedilerle ilgili ilginç iki siteye de ulaşılıyor: Cats in Sinks ve Kitten War... Bir de bunlar var: Let's Be Friends ve Cute Overload...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Sketch Swap

SketchSwap.com... Geçenlerde çizim yapabileceğiniz bazı web sitelerinden bahsetmiştim. Nerede gördüğümü hatırlamıyorum ama geçen hafta onlara benzer başka bir siteye daha rastlamıştım...

Bilim Feneri forumu

BilimFeneri.gen.tr... Bir forum sitesi olan Bilim Feneri'nde matematik, kimya, fizik, bilgisayar, biyoloji, astronomi ve yer bilimleri konularında diğer üyelerle bilgi alış verişinde bulunabilirsiniz...

Çocuk suçlular

Terör örgütünün gösterilerde çocukları kullanması siyasetçiler ve gazeteciler tarafından sıklıkla eleştiriliyor... Eleştiren kişiler bilmiyor mu ki belli bir yaşın altındakiler suç işlediğinde mahkemelerce serbest bırakılıyor. Muhtemelen biliyorlardır. Peki o zaman neyi, niçin eleştiriyorlar? Tekrar tekrar suç işleyen çocukların bile içeri tıkılamadığı bir ülkede hırsızlık ve terör eylemlerinde çocukların kullanılması çok mu gariptir?.. Birkaç örnek verelim... Bir çocuk, arkadaşını kalbinden bıçaklasa bile tutuksuz yargılanabiliyor...
Antalya'da özellikle ilköğretim çocukları ve yaşlıların korkulu rüyası haline gelen küçük suç makinesi 14 yaşındaki G.A.D. bu kez de pompalı tüfek ve kesici çok sayıda aletle yakalandı. Antalya Hayvanat Bahçesi görevlilerinin ihbarı üzerine yakalanan 4 gencin üst aramalarında bir pompalı tüfek, çeşitli boylarda bıçak ve çalıntı olduğu belirtilen cep telefonları ele geçirildi. Gençlerden birinin, bazı ilköğretim okulu öğrencileri ve yaşlılardan bıçak zoruyla gasp yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan ancak mahkemece yaşının küçük olması nedeniyle serbest bırakılan G.A.D. (14) olduğu belirlendi.
Gaziantep'te tartıştığı sınıf arkadaşı tarafından okul çıkışında kalbinden bıçaklanan, 16 yaşındaki lise öğrencisi Tayfun Bozdağ, tedavi gördüğü Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde olaydan 11 gün sonra hayatını kaybetti. Bozdağ'ın ölümüyle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Ş.Y. için yakalama emri çıkarıldı. Halen firarda olan zanlının yakalanması için çalışmalar sürerken, Bozdağ'ın cenazesi, Hoşgör Camii'nde öğle nammazına müteakip kılınan namazın ardından toprağa verildi.


Taş atana silah sıkılır mı?

Yılmaz Özdil, Sabah gazetesindeki köşesinde Diyarbakır'da yaşanan olayları değerlendirmiş...
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne bu ay Diyarbakır İtfaiyesi'nden daha yüklü fatura gelecek. Çünkü habire su sıkıyorlar. Oldu olacak vernel de ekleyin, tam yumuşasın ortam. Bakın bir haftadır şehirleri yakıyorlar. Apo posterleriyle halay çekiyor, kepenkleri kapatıyor, dükkânları yağmalıyor; caddelere Molotof, panzerlere taş atıyorlar. Devlet ne yapıyor? Tulumbacılık... Diyebilirsiniz ki, "ne yapalım yani, taş atana silah mı sıkalım?" Güzel bir soru. Güzel bir soru da... Başbakan'a alt tarafı iki tane yumurta atan çocukları "devleti yıkmaya ve rejimi değiştirmeye tam teşebbüs suçu" ndan yargılamayı biliyorsun. Devlete benzin şişesi fırlatanlara neden bu kadar "şefkatli" davranıyorsun? Kürt olmak, suç işleme özgürlüğü mü veriyor insana?
Taş atana silah sıkılır mı?.. İngiltere'de terörist sanılanlar, ABD'de ise elini cebine atan şüpheliler vurulabiliyorsa bunlar da vurulur. Tabi silah polisin eline süs olarak verilmediyse veya molotofkokteyli atarak insan öldürenlere hoşgörüyle yaklaşmıyorsanız... Bu arada, kovaladığı hırsızları yakalamak için silahını kullanabilen polis, içinde insan varken otobüs yakanlar için silahını kullanmıyorsa ya da polisin buna yetkisi yoksa durumumuz gerçekten içler acısıdır... Eğer polisin elindeki silah sadece havaya ateş etmeye yarıyorsa o zaman silah alımı için o kadar ihale yapmaya gerek yok. Verirsiniz hepsinin eline birer mantar tabancası, olur biter...

Merak ettiğim bir şey daha var... İstanbul'un göbeğindeki her otobüs yakma eylemine kameramanlar yetişebiliyor ve görüntü alabiliyorken polisin olay yerine daha sonraları gelmesi, ellerindeki kalkanların arkasına sığınıp olay çıkartanlara müdahale etmekten kaçınması ve müdahale edince de sadece tek bir sokakata toplanmış olan teröristleri yakalayamaması gerçekten ilginç. Çevredeki her sokağın girişini kapatmak sonra da sıkışan teröristlere müdahale edip onları yakalamak çok mu zordur?.. Bu sorunun yanıtı aslında belli... Ya teröristleri yakalamak istemiyorlar ya da gerçekten beceriksizler...

The Joy of Painting

Akşam gazetesinden hoşuma giden bir haber...
Zonguldaklı 61 yaşındaki Şahinde Ermiş, TRT-2'deki Kanadalı ressam Bob Ross'un programını izleyerek resim yapmaya başladı. Bir yıl içinde 44 resim yapan Ermiş, ilk kişisel sergisini açtı.
Alancık Köyü'nde yaşayan Ermiş, Bob Ross'un programını bir yıl önce izlemeye başladı. Ross'un programı sayesinde resim yapma tekniklerini öğrendi. Köydeki diğer kadınlar bahçeye çapa yapmaya giderken evinde fırçası ve tuvaliyle yağlıboya tablolar yapan Ermiş, bir yıl içerisinde 44 resime imza attı. Şahinde Ermiş, ilk kişisel sergisini Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde açtı. Ermiş, ilkokuldayken iyi resim yaptığını ancak sonra okula gidemediği için resim yapmayı bıraktığını belirterek, şunları söyledi: "Evlendim ve dört çocuğum oldu. Eşimi 20 yıl önce kaybettim. TRT-2'deki program sayesinde resim yapmaya başladım. İlk yaptıklarım iyi olmadı ama kendimi geliştirdim. Sergideki bazı resimlerimi sattım."
Ben de ara sıra Bob Ross'un "The Joy of Painting" adlı programını izlerim... Başka bir ressam tarafından hazırlanan benzer bir programı da bir Polonya televizyonunda seyretmiştim. İngilizce alt yazılı o program da güzeldi. Tekrar rastlarsam, imkanı olanların izleyebilmesi için yayın saatini ve kanalın adını buradan duyururum... Bu arada TRT-2'deki program da cumartesi sabahı yayınlanıyor...



« »


. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

Linkler

Sitenizin ismini aşağıdaki bölümde görmek istiyorsanız, Zikzak'a kalıcı bir link vermeniz ve bunu bir e-posta ile bana bildirmeniz gerekmektedir...

aicis
altiustutasarim
aslicin
bebelog
benhayattayken
blogkardesligi
bloglaralemi
deeperandfaster
ekonomiturk
ellibir
esinperisi
fikirbaz
findikkabugu
geriden
golgelimavi
izlenimler
keditasmasi
limk
mada
mentaldisorder
n
naylondefter
notdefteri
ozgekilicoglu
sosyalmekan
stadyum
sulusepken
taheny
thezgi
turkce

diğer linkler

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

İletişim

E-posta göndermek için aşağıdaki formu veya zikzakweblog@yahoo.com adresini kullanabilirsiniz...

 

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

This page is powered by Blogger. Isn't yours?