ZIKZAK WEBLOG



WEBLOG

Zikzak, kişisel bir weblogdur. Okumakta olduğunuz sayfalarda, daha çok site sahibini ilgilendiren konularda yazılar ve linkler bulunmaktadır. Site geneli hakkındaki düşüncelerinizi, önerilerinizi ve isteklerinizi bir eposta aracılığıyla bildirebilirsiniz.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ARŞİV . . LİNKLER . . EPOSTA . . .

3Pati.com... Özellikle sketch adlı bölümü görülmeye değer olan sitede, Tülay Yonar'a ait olan bazı çalışmalar sergileniyor... Sketch bölümünde bulunan 23 adet taslak çizimi beğendiğimi söyleyebilirim. Bu arada, site yapım aşamasındaymış gibi duruyor. Diğer bölümlerde fazla bir şey yok...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Bir rüya... Yolda giderken karşıdan kendi kendine konuşan bir eşeğin geldiğini görüyorum. Yaklaştıkça eşeğin çarpım tablosunu ezberlemeye çalıştığını anlıyorum. Bunu televizyona çıkarsam amma para kazanırım diye düşünüyorum... Sonra köşedeki paşanın evinin oradan sağa dönüyorum. Kaldırımdaki ve yol üzerinde bulunan evlerin bahçelerindeki bütün ağaçların meyve dolu olduğunu fark ediyorum. Meyvelerden gökyüzü bile görünmüyor. Portakal, elma, nar, armut her şey var. Biraz ilerideki bir bahçeden izinsiz portakal almaya çalışan çocukları yaşlı bir teyze kovalıyor. O bahçeye yaklaşınca etrafta ıhlamur ve iğde ağaçları olduğunu da görüyorum. Yaşlı teyzeye "biraz iğde alabilir miyim" diye soruyorum. O da bana bir avuç dolusu iğde ve bir kavanoz İnegöl balı veriyor... İğdeleri yerken yola devam ediyorum. Yanımda giden bir kız bana "artık bu iş bitti, yakında benimle evleneceksin" diyor. Kızı tanımıyorum ama "iyi öyle olsun" diyorum. Kız da çantasından bir gelinlik çıkartıp giyiyor. Bu sırada aynı konuşan eşeğin karşıdan tekrar geldiğini görüyorum...

Adamlar yine yapacaklarını yaptı. Bizi son günlerde, özellikle de son saatlerde, Kıbrıs sorunuyla oyalayıp, alehimize olan diğer konularla fazlaca ilgilenmemizi engellediler, yani uyuttular. Mesela bence bunlardan en önemlileri üyelik garantisinin verilmemesi, üyeliğin gerçekleşeceği tarihin belli olmaması ve kalıcı kısıtlamalar olabileceğinin belirtilmesiydi... Neymiş, müzakerelerin doğası gereği zaten üyelik garantisinden söz edilemezmiş. Tamam doğrudur ama bunu yazıya dökmenin anlamı nedir? Öteki adaylarla alakalı belgelere böyle bir madde eklenmiş mi? Hem zirvenin hemen ardından Avusturya'dan gelen haberlere ne demeli? Avusturya hükümeti müzakereler sonuçlandığında, yani bundan en az on yıl sonra, Türkiye'nin üyeliğini referanduma götürecekmiş. Bunu gören öteki üye ülkelerin, özellikle de Fransa'nın, boş duracağını mı sanıyorsunuz? Doğal olarak onlar da kararı refaranduma sunacak. Avrupa halklarının şu an için alehimize olan düşünceleri değişir mi bilmiyorum ama bu şartlar altında her dediklerini yapsak bile yine de Avrupa Birliği'ne kolay kolay üye olamayacağız... Sonra kısıtlamalar konusu var. Benim bildiğim kısıtlamalar genellikle üye olacak olan ülkeyi korumaya yönelik olur. Metinde kalıcı kısıtlamalar gerekirse uygulanabilir yazıyormuş. Ne demek şimdi bu gerekirse kelimesi? Hiç şüpheniz olmasın, adamlar mutlaka bunların gerekeceği durumları yaratırlar. Bu kısıtlamaları mahkemeye başvurarak kaldırabileceğimiz söyleniyor ama ben bunun olabileceğini de sanmıyorum. Bu süre içinde her türlü değişikliği yaparak bunu engelleyebilirler... İşin en sinir bozucu yanı ne biliyor musunuz? Bu saydıklarımın sadece Türkiye'ye uygulanması. Mesela bu akşam zirvede Hırvatistan konusu da görüşüldü ve Avrupa Birliği onlara birliğe girebilecekleri tarihi bile verdi... Bu arada Fırat ve Dicle sularının yönetimine göz dikmeleri gibi önceki raporlarda belirtilen daha birçok önemli ve garip konu da var. Sakın yukarıda Kıbrıs'a önemsiz dediğim anlaşılmasın. Eğer üyelik garantisi olsaydı, günün birinde sınırlar kalkacağı için Kıbrıs'ta çok büyük bir sorun kalmayacaktı. Ama şu durumda koca adayı ne şekilde kabul edileceğimizin belli olmadığı bir üyelik için riske etmemiz gerekecek... Ben Avrupalıları samimi ve iyi niyetli bulmuyorum. Adamlar hiçbir yükümlülük altına girmiyorlar. Neyse, gördüğüm kadarıyla Türkiye olarak yine şansımızı deneyeceğiz. Hayırlısı neyse o olsun...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

ToddMarrone.com... Todd Marrone'ye ait sitede 700'den fazla renkli ve kara kalem çalışma (1, 2, 3) sergileniyor. Eselerin basit ve ilginç olduğunu söyleyebilirim. Değişik bir şeyler görmek istiyorsanız mutlaka ziyaret edin...

Son günlerde yerli ve yabancı basında sürekli Avrupa Birliği ve Türkiye konusu tartışılıyor... Dün farklı görüşe sahip iki kanalda, aynı olay üzerine yapılan haberlerdeki yorum farklılığı çok sinir bozucuydu. Kanallardan biri Türkiye alehine olan her şeyin red edildiğini anlatıp sevinç çığlıkları atarken, diğeri ötekinin red edildi dediği her şeyin hala metinde olduğundan falan bahsedip çok olumsuz bir hava yaratıyordu... Gerçekten merak ediyorum, bir olay nasıl bu kadar farklı ele alınabilir? Niye kanallardan biri olayın sadece olumlu, diğeri de sadece olumsuz yönleriyle ilgileniyor? Dahası, niye kanalların çoğu haberleri kendi kurumunun politikası doğrultusunda objektiflikten uzak bir biçimde yorumluyor?.. Millet artık neye inanacağını şaşırdı...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Geçen hafta ADSL'i ne kadar kullandığımızı gösteren bir servis yapmadığı için Telekom'a sitem etmiştim. Yeni mi yoksa eski mi bilmiyorum ama aslında limitli veya limitsiz bütün ADSL kullanıcılarının ADSL'i ne kadar kullandığını aylık olarak ölçen bir servis varmış... Bu arada ben gelen ve giden veri miktarının toplamı 3GB'ı geçmeyecek diye biliyordum ama işin aslı öyle değilmiş. Kullanıcı verilerinin olduğu sayfada upload miktarının ücretlendirmeye tabi olmadığı, sadece bilgilendirme amacıyla verildiği yazılmış... 3GB yeter mi yoksa yetmez mi diye merak edenler için yazıyorum. Geçen ay 200 kadar mp3 indirdim, günde 3 - 5 saat internete girdim ama 3 - 30 Kasım arası giden veri miktarı toplamı sadece 2,9GB. Yani film veya büyük programlar indirmeyecekseniz bence sınırsız tarifeye gerek yok... Tek ihtiyacınız olan şey sabit diskinizin kapasitesinin biraz büyük olması. Gereksiz dosyaları temizlememe rağmen benimkinde fazla yer kalmadı...

Dolabımı düzenlerken içinde Alphaville parçaları da olan eski bir kaset buldum. On sene kadar önce teyzem bana ait olan bir kasedi otomobilini bakıma götürdüğü sırada çaldırmıştı ve onun yerine de bana birkaç kaset vermişti. Tam olarak hatırlayamıyorum ama sanırım bu kaset o kasetlerden biriydi... Neyse, bugün Alphaville Yeni Melek Gösteri Merkezi'nde düzenlenen Back To The 80's adlı partide sahne alacakmış. Bilet bulabilir misiniz bilmiyorum ama grubu beğeniyorsanız kaçırmayın derim...

Ne olacak bu Trakya takımlarının hali? Lüleburgaz, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Babaeski, Keşan, Uzunköprü, Malkara, Saray ve Çerkezköy gibi birçok şehirin takımı amatör kümede sürünüyor. Yedi - sekiz sene öncesine kadar ikinci ve üçüncü liglerde ondan fazla Trakya takımı vardı. Edirnespor ikinci lig yükselme grubuna kalmıştı. Çok daha önceleri de Lüleburgazspor Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı elemişti. Sonra da gidip Altay'a elenmişti. Gazetelerin spor sayfalarında "Abe Lüle, ne oldu büle, çabuk süle" gibi manşetler atılmıştı. Ama şimdi sadece ikinci ligde Çorluspor var. Zaten o da sonuncu sırada...

Bu sabah dedem rahatsızlanmış ve ambulansla hastaneye kaldırılmış. Kahvaltımızı etmeden aceleyle hastaneye gittik. Dedem daha önce kalp krizi geçirdiği için başına yine aynı şeyin gelmiş olabileceğini düşündük ama neyse ki öyle değilmiş. Söylediklerine göre tansiyonu çok düşükmüş. Bir de ne anlama geldiğini tam olarak bilmiyorum ama anjio falan olması gerekiyormuş. Öğleye doğru doktorların tavsiyesiyle Edirne Tıp Fakültesi'ne gönderildi. Şimdi teyzemlerden iyi haberler bakliyoruz...

Son haftalarda da sürekli ölüm haberleri geliyor. İki hafta önce annemin bir arkadaşı öldü. Geçen cuma da babamın çok sevdiği bir arkadaşı... Bu hafta ne olacak diye beklerken dedem fenalaştı... Aslında dahası da var. Geçen salı babamın yirmilik dişi ağrımaya başladı ve diş doktoru dişi çekti. Adam dişi çekerken yaptığı iğne damara denk gelmiş ve babamın yanağı sanki ağzında bir top varmış gibi şişti. Sonra da morardı. Gece gittiğimiz bir doktor böyle şeylerin olabileceğini söyledi ve rahatladık. Yine aynı gece babam tekrar rahatsızlandı. Ateş, titreme, mide bulantısı, kusma... Sabaha kadar ancak düzelebildi...

Hulki Cevizoğlu'nun sunduğu Ceviz Kabuğu adlı program hiçbir gerekçe gösterilmeden yayından kaldırılmıştı. Geçen gün okuduğum bir habere göre bu program cumartesi günü saat 23:00'da Flash Tv'de tekrar yayınlanmaya başlayacakmış. İlk programa da konuk olarak Cem Uzan gelecekmiş... Ayrıca Hulki Cevizoğlu KanalTürk Tv ana haber bültenini de sunacakmış. Sanırım Ali Kırca tarzında bir şey düşünülüyor. Bekleyelim ve görelim... Detayları programın internet sitesinde bulabilirsiniz...



« »


. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

Linkler

Sitenizin ismini aşağıdaki bölümde görmek istiyorsanız, Zikzak'a kalıcı bir link vermeniz ve bunu bir e-posta ile bana bildirmeniz gerekmektedir...

aicis
altiustutasarim
aslicin
bebelog
benhayattayken
blogkardesligi
bloglaralemi
deeperandfaster
ekonomiturk
ellibir
esinperisi
fikirbaz
findikkabugu
geriden
golgelimavi
izlenimler
keditasmasi
limk
mada
mentaldisorder
n
naylondefter
notdefteri
ozgekilicoglu
sosyalmekan
stadyum
sulusepken
taheny
thezgi
turkce

diğer linkler

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

İletişim

E-posta göndermek için aşağıdaki formu veya zikzakweblog@yahoo.com adresini kullanabilirsiniz...

 

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

This page is powered by Blogger. Isn't yours?