ZIKZAK WEBLOG



WEBLOG

Zikzak, kişisel bir weblogdur. Okumakta olduğunuz sayfalarda, daha çok site sahibini ilgilendiren konularda yazılar ve linkler bulunmaktadır. Site geneli hakkındaki düşüncelerinizi, önerilerinizi ve isteklerinizi bir eposta aracılığıyla bildirebilirsiniz.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ARŞİV . . LİNKLER . . EPOSTA . . .

CINE5'teki yemek programında söylenmiş. Sarımsak basur için bire birmiş. Kızdırılıp malum bölgeye sürülünce iyi geliyormuş ve bu kanıtlanmış. Çok ilginç geldi. Daha doğrusu bunu nasıl bulduklarını merak ettim. Şimdilerde sarımsağın içindeki maddeleri bilebiliriz ama peki ya geçmişte. Acaba deneye deneye mi bulmuşlar. Yani önce elma püresini kızdırıp sürmüşler, olmayınca da armut, kabak, patates, soğan, en sonunda da sarımsak mı denemişler. Gerçekten ilginç... Adam, doktor tavsiyesi olmadan bunu denemeyin de demiş. Aman dikkat. İyileşeyim derken sakın bir tarafınızı yakmayın. Pişen sarımsak kokar mı kokmaz mı bilmiyorum ama, demek birinin sarımsak kokması için o sarımsağı yemesi gerekmiyormuş...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Bugünkü gazetelerde aşağıdaki gibi bir haber vardı. Aslında bu uygulama spama karşı caydırıcı olabilir. Ama bence kimse bir eposta için bir cent bile ödemek istemez. Toplu gönderimlere ücret uygulanması belki daha mantıklı olabilir. Gerçi ne yapılırsa yapılsın spam yapanlar yine bir yolunu bulur...

Şirketinin anti-spam stratejisinin ayrıntılarını anlatan Bill Gates, elektronik postanın ücretsiz olması nedeniyle bu kadar çok spam mesaj ortaya çıktığını belirterek, normal posta servisini örnek gösterdi. Gates, "Eğer posta servisi ücretsiz posta dağıtsaydı, posta kutumuz kesin daha fazla kredi kartı teklifi, piyango, reklam ve süpermarket bildirileriyle dolar taşardı. İşte bu nedenle bu kadar çok spam alıyoruz" dedi.

Her gönderilen elektronik posta karşılığında çok küçük de olsa bir meblağ ödeyerek, spam yığınlarının önüne geçilebileceğini savunan Bill Gates, spam'le mücadelenin gelecekte daha da önem kazanacağını belirtti.

E-posta başına ödenecek 1 cent ya da daha düşük tutarın ev kullanıcıları için fazla önemli olmadığı, ancak reklam amacıyla her gün binlerce e-posta atanlar için caydırıcı olabileceği savunuluyor. Çok az da olsa bir ücret ödemek yerine göndericinin iyi niyetini sınamak için çözümü 10 saniye sürecek bir matematik sorusu sorulabileceğini ve böylece pul satın alınmış kabul edilebileceğini ifade eden Microsoft yetkilileri, bu sayede iletişimde demokrasi ilkesine de saygı gösterilmiş olacağını kaydetti.

İnternet uzmanları, elektronik postayı ekonomik çıkar haline dönüştürmenin iletişim demokrasisine zarar verebileceği uyarısında bulunuyor.


Afghan Women's Liberation

Mike Flugennock's Mickey'zine!... Bu siteyi mutlaka ziyaret edin. Çok hoş ve kaliteli siyasi içerikli posterler var. Boyutları biraz büyük olsa da indirmeye değer. En azından top10 bölümüne bakın...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Şurada, bir dijital fotoğraf makinesi alırken hangi özelliklere dikkat edilmesi gerektiği, bu özelliklerin tek tek ne anlama geldiği ve tercih edilmesi gerekenler kısaca anlatılıyor. Bu konuda herhangi bir fikri olmayanlar için yararlı olabilir...

Sanırım aşure ayındaymışız. Bir haftadır her gün birileri aşure getiriyor. Genelinin şekeri az olsa da, bu sene getirilen aşureler fena değildi. Yani bir aşure hastası olarak tatmin oldum. Ama fikrim yine değişmedi. Aşureyi kimse annemden ve annemin yeğeninin eşinden daha güzel yapamaz. Zaten bu ikili ne yemek yaparsa yapsın herkes bayılıyor. Annem aşure tarifini lokantası olan bir arkadaşından almıştı. Aşure de lokantanın çok tutulan bir ürünüymüş zaten. Kimseye tarifini kolay kolay vermiyorlarmış. Neyse, aşureyle ilgili bir de şu var. Geçen gün bir komşu elinde tepsiyle geldi. Tepsideki sekiz kasenin ikisi doluydu. Ben de bu kalan iki kasenin ikisini de kaptım. Kadın hiçbir şey demedi. Ama daha sonra her daireye birer kase aşure dağıtıldığını öğrendim. Biraz ayıp oldu ama ne yapayım, aşure görünce kendimi kaybediyorum. Hem o da "bir tane al" deseymiş...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Son yıllarda ekmeğin tadı ve kıvamı iyice bozuldu. Doğru düzgün bir ekmek bulamaz olduk. Bizimkiler dün bir fırında Trabzon ekmeği diye bir ekmek çeşidi görmüşler ve malesef alıp eve getirmişler. Babam, Karadeniz yöresinin ekmekleri güzel olur diyordu. Zaten arasıra İstanbul'da da araba arkalarında iri somunlar halinde Trabzon ekmeği satıldığını görüyordum. Gerçekten Trabzon ekmekleri güzel mi olur bilmiyorum ama hayatımda böyle iğrenç bir ekmek yememiştim. Sanki hamuruna boza dökülmüş gibi ekşi kokuyordu. Tadı da bir garipti. Yani yenecek gibi değildi. Torbasının üzerindeki son kullanma tarihinin geçmemesine rağmen, tahminimce ekmek bozuktu. Bozuk değilse de, sanırım Trabzonlular'ın damak tadı benimkinden biraz farklıymış...

Alakası yok ama, çocukluğumda başıma daha iğrenç bir olay gelmişti. Aldığım Şifa marka sade gazozun içinden fare pisliği çıkmıştı...

Gazetede yazıyordu. Serbest kalırsa Abdullah Öcalan'ı askere alacaklarmış. Aslında serbest kalmasını beklemeden askere alsalar daha iyi olur. Yoksa hiçbir zaman askere gidemeyecek. Bu adamı biraz da askerlerin eline vermek gerek diye düşünüyorum. Askerlerin, bu soysuzun suyunu çıkartacağını biliyorum. Dağlarda biraz terörist kovalarsa belki kendine gelir. Devlet olarak İmralı'da, Avrupa sevdası yüzünden zaten herife hiçbir şey yapamıyoruz. Adam, hücresinden terör örgütünü yönetmeye devam ediyor. Gencecik insanlara da hala yazık oluyor...

Neredeyse 6 veya 7 senedir hiç vesikalık fotoğraf çektirmemişim. Dün lazım oldu ve yine eskilerden bir tane verdim. Fotoğrafataki görüntüme artık tam olarak benzemememe rağmen herhangi bir sorun çıkmadı. Neden bilmiyorum ama yenisini çektirmektense sürekli eski fotoğrafı çoğaltmak daha kolay geliyor. Yani hatırladığım kadarıyla zamanında öyle yapmıştım. Belki de o sıralar çoğaltmak daha ucuza geliyordu. Neyse, artık yenisini çektirmem gerek, zaten eskiler de bitti...

Antucom'da yazan arkadaşa bayıldım. Keşke yazılarına devam etseydi. Ya da iletişim için bir e-posta adresi bıraksaydı. Stadyum'da da yazmasını gerçekten çok isterdim...

Kıbrıs müzakerelerinde Türk tarafı bana göre acınacak bir halde. Neyin pazarlığı yapılıyor biliyor musunuz? Adamlar şu kadar toprak, şu kadar mal isteriz diyor, biz o kadar veremeyiz ancak bu kadar verebiliriz diyoruz. Bu vahim durumun nedeni yıllar boyunca süre gelen başarısız Türk politikalarıdır. Diplomaside, 30 yıl boyunca Rum tarafının sürekli istediği gibi isteyeceksin. Gün gelir eğer karşı tarafın gücü yoksa senin ve diğer ülkelerin taleplerini karşılamak zorunda kalır. Bakın etrafımıza, acaba bizden toprak talep etmeyen ülke var mı? Biz niye hiçbir şey istemiyoruz? Atatürk yurtta barış, dünyada barış derken bunu kastetmedi ki. Eğer o günlerde de bugünkü zihniyet var olsaydı Hatay'ı rüyalarımızda bile göremezdik. Yıllar boyunca gitgide büyüyen sorun en sonunda, Kıbrıs politikasını onaylamasam da, bu hükümetin başını ağrıtacak gibi geliyor. Öteki partiler sanki bu olayda hiç suçları yokmuş gibi sadece geyik yapıyorlar. Çözüm yolu göstermeden sadece eleştiriyorlar, yapıcı değiller. Kafaları ancak dandik bir Temel Reis çizgi filmi yapmaya çalışıyor, o kadar. Ama bu halkın gözünden kaçmıyor. 1970'lerden bugüne kadar iktidara gelen diğer partiler, peki siz ne yaptınız? Rumların Avrupa Birliğine girip Ankara'da büyükelçilik açacağı günü mü beklediniz? Artık Türkiye Avrupa Birliği'ne girmeyi gerçekten istiyorsa her ne pahasına olursa olsun anlaşmak zorunda kalacak, ya da anlaşmayıp Avrupa defterini kapayacak. Sakın Avrupa Birliği'ne giriş kriterlerinde Kıbrıs yoktu deyip kendinizi kandırmayın. Eğer çözüm olmazsa Rum ve Yunan ikilisinin bizi veto edeceği zaten kesin?..

Keşke zamanında Kıbrısın tümünü işgal etseydik. İşi yarıda bırakmanın sonucu bunlar. O günlerde büyük zorluklara rağmen garantörlük haklarımızı kullanarak bu dediğimi yapıp, daha sonrada Kıbrıs'a belli bir düzen getirip oradan çıksaydık, sorun 1970'lerde çözülebilirdi...



« »


. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

Linkler

Sitenizin ismini aşağıdaki bölümde görmek istiyorsanız, Zikzak'a kalıcı bir link vermeniz ve bunu bir e-posta ile bana bildirmeniz gerekmektedir...

aicis
altiustutasarim
aslicin
bebelog
benhayattayken
blogkardesligi
bloglaralemi
deeperandfaster
ekonomiturk
ellibir
esinperisi
fikirbaz
findikkabugu
geriden
golgelimavi
izlenimler
keditasmasi
limk
mada
mentaldisorder
n
naylondefter
notdefteri
ozgekilicoglu
sosyalmekan
stadyum
sulusepken
taheny
thezgi
turkce

diğer linkler

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

İletişim

E-posta göndermek için aşağıdaki formu veya zikzakweblog@yahoo.com adresini kullanabilirsiniz...

 

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

This page is powered by Blogger. Isn't yours?