ZIKZAK WEBLOG



WEBLOG

Zikzak, kişisel bir weblogdur. Okumakta olduğunuz sayfalarda, daha çok site sahibini ilgilendiren konularda yazılar ve linkler bulunmaktadır. Site geneli hakkındaki düşüncelerinizi, önerilerinizi ve isteklerinizi bir eposta aracılığıyla bildirebilirsiniz.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ARŞİV . . LİNKLER . . EPOSTA . . .

Blogarama yenilenmiş ve bu hali daha kullanışlı olmuş. Sitenin içeriğinde önemli bir değişiklik var mı diye gezinirken Amanita isimli bir bloga rastladım. Yazıların içinde Türkiye ile ilgili bazı bilgiler olduğunu fark ettim. Blogun bayan yazarı, birkaç yıl önce Türkiye'nin batı bölgelerini ziyaret etmiş ve bir gezi günlüğü tutmuş. Fotoğraflar bölümüne de 178 adet Türkiye fotoğrafı koymuş. Örnek fotoğraf: Türk tuvaleti :) Bence hoş bir blog olmuş. Sadece Türkiye fotoğraflarına bakmak için bile ziyaret edilir...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Artık hiç kimseye Uludağ Üniversitesi'ni tavsiye etmiyorum. Kardeşimin okuduğu fakültede kayıtların şubat ayının 9'unda başlıyacağı söylenmişti. Doğal olarak da kardeşim kayıt için o tarihlerde okula gitmişti. Ama nedense kayıtlar her hafta ertelenmeye başlamış. Diğer fakültelerde dersler başlıyalı iki hafta olmuş. Bu güzide fakültede kayıtlar bu hafta yine gelecek haftaya ertelenmiş. Haftaya olacağı da kesin değilmiş. Yazık yüzlerce çocuğa. On dakikalık kayıt yüzünden boşu boşuna üç haftadır oralarda dolanıyorlar. Bu olayın aynısı geçen sene de olmuştu. Neymiş, henüz transcriptler çıkmamışmış. Sayın yöneticiler, akıl var mantık var, çocukları transcript çıkınca çağırsanız daha iyi olmaz mı. Herkes Bursa'da oturmuyor ki. Ben de kayıt rezaletinin sadece İTÜ'ye özgü bir şey olduğunu sanırdım. Demek daha beteri de varmış. Halimize şükredelim...

Bu yazı da Stadyum isimli yeni blogumuzdan. Mutlaka ziyaret edin...

Milli takımın haline gerçekten üzülüyorum. Galatasaray'la beraber milli takım da bitti. Aslında bunun nedeni elde iyi oyuncuların olmaması değil. Sorun, var olan oyuncuları kullanacak teknik kadro eksikliği. Litvanya ve İngiltere maçlarında oynanan oyundan hiçbir farkı yoktu geçen akşamki maçın. Tek pozisyonumuzu 88. dakikada (ikinci yarının ilk on dakikasını seyredemedim) Zafer Biryol ile bulabildik. Anlayamıyorum, nasıl bir taktik anlayıştır bu. Hiçbir organize atak yok, sadece maç boyunca ceza sahası dışından çekilen ve oyuncuların bireysel yeteneklerine bağlı olan şutlar var. Orta sahaya ne demeli? Gerçi hangi orta saha diye sorabilirsiniz. Ben göremedim. Defanstan ileri şişirilen topların acaba kaçı bizim çocuklara geldi? Adamlar hücum ediyor defansta adamımız olmuyor, biz hücum ediyoruz bu sefer ileride adamımız yok. Nerede bu adamlar? Gerçi ileride bu kadroya Hasan Şaş, Emre Belözoğlu, Yıldıray Baştürk, Fatih Akyel ve İlhan Mansız gibi kaliteli oyuncular da katılacak. Onun için biraz daha bekleyelim. Zaten milletin gördüğü rezaleti federasyonun da gördüğünü sanıyorum. Hem sen Danimarka'ya diş geçiremiyorsan Fransa, İtalya, İngiltere, Almanya, İspanya, Hollanda ve Portekiz gibi güçlü takımlar karşısında ne yapabilirsin ki. Korkarım bu oyun anlayışıyla Yunanistan'ı bile yenemeyeceğiz...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Dün, çömelerek yürüyen, bastonlu yaşlı bir adam gördüm. Hali çok kötüydü. Öyle bir duruma düşmeyi hiç istemem. Kim ister ki?..

Bu hafta gelen bir e-posta'da, bir ziyaretçim Kemal Sunal'ın Malatyalı mı yoksa Kayserili mi olduğunu soruyordu. Arkadaşın niye böyle bir şeyi merak ettiğini ve niye bana sorduğunu anlamadım. Ben Kemal Sunal'ın sadece filmlerini biliyorum o kadar. Eğer aranızda cevabı bilen varsa lütfen buraya yorum yazsın. Ancak böyle yardımcı olabilirim arkadaşa. Bir de bunu Google'da aratmasını tavsiye edebilirim...

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Korsan cd'cilere karşı yapılan operasyonların hızlandığı anlatılıyordu haberlerde. Korsan korsandır diyeceksiniz ama ben bu işin program cd'lerini de kapsamasını doğru bulmuyorum. Müzik ve film cd'lerini halkımız rahatlıkla alabilir ama bir programa yüzlerce doları kim verebilir? Programı kullanmak isteyen kişi mutlaka ya bir yerden orjinal cd'sini bulup kuracak, ya piyasadaki korsan cd'lerden alacak yada bilgisayar dergisi cd'lerinde aradığı program varsa bir crack programla onu kıracak. Başka yolu yok bunun. Bari sadece, Türkiye'de Türk programcılar tarafından yazılan programların korsanlarını toplatsalar...

Limk göçmüş gitmiş bu diyarlardan. Serverdaki dosyaları uçmuş diyorlar. Son aylarda bu kapanma ve ara verme durumu çok sık olmaya başladı. Önce splid, spineless, kozizi (neyse ki geri döndü) ve şimdi de limk. Bakalım sıra kimde. İnşallah hastalık bize de bulaşmaz...

Dün yine aynı şey oldu. Tam annemin eline dokunduğum sırada bir şey çat etti ve parmağımın ucu acıdı. Resmen elektrik çarptı. Son aylarda çok sık olmaya başladı bu durum. Gerçi çok büyütülecek bir şey yok ama çat sesi çıktığında insan gerçekten korkuyor ve üstelik bu biraz da acıtıyor. Ya benim ya da başkalarının üzerinde yüklü miktarda elektrik var. Bizimkiler bilgisayarın başından kalk, kesin ondan oluyordur diyor ama ben buna pek bir ihtimal vermiyorum, gizli güçlerim olduğuna inanıyorum :P ...

Geçenlerde Galatasaray ile ilgili bir blog yapmayı düşündüm ve Blogger'da uygun bir isim aradım. Öylesine bir tane de buldum ama Galatasaray isiminin alınmış olduğunu ve artık kullanılmadığını görünce üzüldüm. Keşke arkadaş yaptığı bloga bir e-posta adresi bıraksaydı. Belki beraber bir şeyler yapabilirdik. Bu arada Galatasaraylı olan ve Galatasaray'la ilgili bir blogda yazmak isteyen bloggerlar varsa bana bir email atsın...

Türk dış politikası başlıklı bir e-posta geldi. Sanırım internette benzer yazılar dolaşıyordur...

Farklı ülkelerden gelen bir turist grubu, şehir merkezinde bir kafeye gitmişler ve birer kola ısmarlamışlar. Kolalar gelince bardaklarında birer karasinek olduğunu görmüşler. İngiliz yeni bir bardakta yeni bir kola istemiş. İsveçli aynı bardakta yeni bir kola istemiş. Finlandiyalı sineği bardaktan çıkardıktan sonra kolayı içmiş. Rus kolayı sinekle birlikte içmiş. Çinli sineği yemiş, kolayı içmemiş. Yahudi sineği yakalayıp Çinli'ye satmış. Yunanlı kolanın yarısını içtikten sonra itiraz ederek yeni bir kola istemiş. Norveçli kolayı içtikten sonra bardaktaki sinegi balık yemi olarak kullanmış. İrlandalı sineği ezip kolayla karıştırmış ve İngiliz'e içirmiş. Amerikalı kafeye tazminat davası açmış ve 10 milyon dolar kazanmış. Türk ise olayı şiddetle kınamış...

Gerçekten de habire şiddetle kınıyoruz. Başka da bir şey yapmıyoruz. Bir de "kabul edilemez" gibi bir laf vardır, politikacılar hep kullanır. Kafaya çuval geçirilince bile bu iki kelimeyi tekrar edip durmuşlardı...



« »


. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

Linkler

Sitenizin ismini aşağıdaki bölümde görmek istiyorsanız, Zikzak'a kalıcı bir link vermeniz ve bunu bir e-posta ile bana bildirmeniz gerekmektedir...

aicis
altiustutasarim
aslicin
bebelog
benhayattayken
blogkardesligi
bloglaralemi
deeperandfaster
ekonomiturk
ellibir
esinperisi
fikirbaz
findikkabugu
geriden
golgelimavi
izlenimler
keditasmasi
limk
mada
mentaldisorder
n
naylondefter
notdefteri
ozgekilicoglu
sosyalmekan
stadyum
sulusepken
taheny
thezgi
turkce

diğer linkler

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

İletişim

E-posta göndermek için aşağıdaki formu veya zikzakweblog@yahoo.com adresini kullanabilirsiniz...

 

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . BAŞA DÖN . . .

This page is powered by Blogger. Isn't yours?